“Y” Kuşağı İle Çalışmak

1980 – 2000 yılları arasında doğanları günümüzde “Y” kuşağı olarak adlandırıyoruz. Kendileri artık yavaş yavaş Üniversite günlerini bitirip İş yaşamında boy göstermeye hatta yönetim kademelerinde görev almaya başladılar.

“Bizde Eskiden….” Ile başlayan cümleleri duymaktan nefret eder bir halleri var. Haklılar da,aslında…  Çünkü kendilerinden önceki “X” kuşağı diye adlandırdığımız nesil ancak ve ancak son zamanlarında internet ve cep telefonları ile tanıştı.Önceki neslin “Y” kuşağına kendi yaşadıkları döneme göre değil günümüzdeki şartlar ve koşullara göre davranmaları, izlemeleri ve yol göstermeleri gerekmektedir.Bu aşamada gelişen teknolojik ve dijital yaşam ile kendilerinden önceki neslin iş yaşamına bakış açısıyla kendi vizyonlarının uymadığını bazı noktalarda çatışmalar yaşandığını gözlemliyorlar.

“Y” kuşağı analitik düşünceye önem veren detaylarda boğulmayan uzun süre bir konu hakkında görüş beyan etmeyen hızlı çözümler sunan, özgürlüğüne ve kişisel beklentilerine sosyal yaşamına önem veren bir bakış açısıyla yaşamaktadır. Onlarla sakın ha uzun toplantılar düzenlemeye kalkışmayın çünkü çok çabuk sıkılabilirler. Eski toplantı alışkanlıklarından vazgeçip en fazla 45 dk.ile sınırlı tutmalısınız.

Ayrıca,”Y” kuşağı hızlı çözümler sunar, pratik zekayı öne çıkarır, teknoloji ile dost olduğu için uzun ve kapsamlı detaylar yerine size basit örneklerle donatılmış proaktif çözümler sunabilir. Sosyal medya ile “Z” kuşağı kadar olmasa da gayet içli dışlı özgürlüğe dayalı teorik fikirler ve bakış açılarıyla dolu bir yaşam düşler.

“Y” kuşağı için ofislerde kravat ve takım elbise ve katı kurallara uygun giyim şekli pek uymayabilir. Özgürlüklerine düşkün oldukları için günümüzde çoğu kurumsal firmalar genelde Cuma günleri olan serbest giyim esnekliklerini artık haftanın tüm gününe yayma kararları almaktadırlar. Bu durum tabi ki yeni kuşağın beklentilerine uygun olarak gerçekleştirilmektedir.
“Y” kuşağını anlamaya çalışarak, onların beklentilerine, hayallerine, özlemlerine ve gelecek vizyonlarına kendi deneyimlerimizi bir baskı unsuru değil de sadece küçük öneriler,fikirlerle açıklayarak aktarabilirsek bir sonraki “Z” nesline de aslında ulaşmış olacağız.

Unutmayalım ki:
“Daha iyi karar alabilmemiz için, bilgi yiğinarına değil, bilgilerin arasına gizlenmiş bilgeliğe ihtiyacımız var.”

İletişim

Mesajınızı yazın.

Aramak istediğinizi yazın ve Enter tuşuna basın