Yalın İş, Yalın Teknoloji

Yalın sistemler hemen her zaman iş dünyasının gündeminde olmuştur. Bunun basit bir nedeni var: En uygun maliyetle daha verimli ve kaliteli üretim yapabilmek… Zamanı ve kaynakları doğru ve insan doğasına uygun bir şekilde kullanarak yeni tasarımlar, somut ürünler ve nitelikli hizmetler ortaya koyabilmek. JIT, Six Sigma, Lean Manufacturing vb. gibi kavramlarla geçmişten günümüze gelen yöntemlerin son halkasında yer alan Yalın BT de doğal olarak sadece bilgi teknolojilerini ilgilendiren bir mesele değildir. Bir kurumun tüm iş süreçlerinde davranış ve tutum değişikliğini işaret eden bir yaklaşımdır.

Kurum genelinde değer akışını oluşturmak; maliyet oluşturan israf kalemlerini mümkün olduğunca ortadan kaldırmak; bilgi teknolojileri ile işin en üst düzeyde uyumunu sağlayıp kurum genelinde sürekli iyileştirme kültürünü yerleştirmek Yalın BT’nin temel bazı hedefleridir.

Steve Bell profesyonellerin değer akışını hemen her iş sürecinde dikkate almasını, böylece firmanın hem kendisi, hem de müşterileri için gerçek ve sürdürülebilir değeri yaratmasının önemi üzerinde ağırlıkla duruyor. Bell, son kitabında da, sürekli iyileşmenin, insanın üretken doğasına saygının, yalın ve çevik prensip ve uygulamaların ve özellikle bilişimin kurumların esas işiyle bütünleştirmede ve değer yaratmadaki yaşamsal önemini örneklerle anlatıyor.

Yalın BT, kurum genelinde bilişim teknoloji ve uygulamalarına olan gereksinimlerden bakım ve hizmetlere, tüm bunların yönetiminden bunları kullanan ve kullandıran çalışanlara kadar geniş bir perspektif içinde ele alınmalıdır. BT departmanlarının işe bakışı ile profesyonellerin BT departmanlarına bakışı arasında aslında çarpıcı farklılıklar vardır.

Biraz abartarak bir resim çizmek gerekirse profesyonel yöneticilerin ve çalışanların gözü ile BT departmanları bir karmaşa ortamıdır.

İşler hep plansızdır. Öncelikler belirsizdir. Öngörülemez istekler söz konusudur. Sistem gereksinimleri devamlı değişir. Zaman, bütçe, insan gücü daima yetersizdir ve ortada işleyen bir kural yoktur. Dahası BT departmanının işlerin genel gidişinden anladığı söylenemez!!!

BT departmanları da işletme hakkında farklı düşünmez. Örneğin…

İş departmanları herhangi bir isteğe yanıt vermekte çok ağırdan alırlar. Esnek değildirler. Gereksiz taahhütler, kapasite yetersizliği gibi nedenlerle proje yönetimi açısından başarısızlıklar söz konusudur. İşlerde şeffaflık yoktur. Sistem bir kaos halinde ilerler, nasıl ilerlediği de meçhuldür. Yatırımların geri dönüşü hesapları biraz karışıktır, bazen bu hesaplar yapılmadan da yatırımlar yapılır. Bu nedenle bazı yerlerde BT departmanı adeta bir düşman ya da şeytan gibi görülür.

Oysa kurum genelinde çalışanları ve dış müşterileri ve BT departmanları birbirine sıkı sıkıya bağlayan önemli bir kavram vardır: BT Hizmetleri.

Üretim somut ve elle tutulabilir bir şey iken, BT hizmetleri, soyut bir kavramdır. Teknoloji, çözüm ve hizmetlerin toplamı olarak bilişim, öngörülemez bir varlıktır ancak kurum ve işler üzerinde yaptığı etkiyle kendini gösterir. Bu etki, tek bir yazılım, donanım ya da hizmetin zincire eklenmesi, değişimi ya da güncellenmesi ile sürecin herhangi bir yerinde çarpıcı değişime neden olan bir şey de değildir.

Üretim söz konusu olduğunda süreçlerin her biri için hesaplayabileceğiniz bir etki ve değişim söz konusudur ancak bilişim hizmetleri, ancak dip toplamda, gerçek değerini gösterir. Bu anlamda bilişim hizmetleri için hesaplama modelleri farklıdır. Donanımı, uygulamayı ve hizmeti üst üste koyarak bir yatırım miktarı belirleyebilirsiniz ancak faydayı belirlemek sürece ve yapılan işin doğasına bağlı karmaşık bir hesaplama gerektirir.

İşin tuhaf yanı bilişim departmanlarının işi aslında teknoloji ile değil insanla uğraşmak ve onu dönüştürmekle ilgilidir. İsrafın üretimden farklı bir anlamı vardır. Bir kod hatası nedeniyle herhangi bir bankacılık uygulamasının bir saat kesinti yaşadığını düşünün. Etkileri daha geniş ve karmaşıktır. Yalın BT; çalışan, müşteri, tedarikçi vb. gibi kurum paydaşlarını içine alan insan odaklı yaklaşımı ile iş ve teknolojinin kurum genelindeki uyumunu en üst seviyeye yükseltir. Olması gereken değer akışına uygun süreçlerin tasarlanmasını ve yaşama geçirilmesini kolaylaştırır. BT organizasyonları başta olmak üzere kurum genelinde şeffaf yönetimi ve performans göstergelerini öne çıkartır.

Pricewaterhouse Coopers’ın  yaptığı bir araştırmada BT departmanlarının operasyon bütçelerinin yüzde 80’ini sadece sistemlerini çalışır durumda tutmaya harcadığı saptanmış. Oysa kurumlar işlerini daha iyi yapabilmeleri için gerekli teknoloji altyapısını iyileştirebilir ve daha yenilikçi yatırımlara yönelebilir. Yalın BT bu anlamda önemli bir sorunun üzerine gidiyor.

Teknoloji yatırımlarının iş açısından gerçek değerini ortaya koymak gibi. İş ve Teknolojiyi birbirine yakınlaştırmak gibi.

İletişim

Mesajınızı yazın.

Aramak istediğinizi yazın ve Enter tuşuna basın